HÜRRİYET

Facebook Takip edebilirsiniz

10 Mayıs 2012 Perşembe

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NDA TİCARET SİCİLİ TEŞKİLATI VE SİCİLDE TESCİL VE İLAN EDİLECEK HUSUSLAR-I

 

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NDA TİCARET SİCİLİ TEŞKİLATI VE SİCİLDE TESCİL VE İLAN EDİLECEK HUSUSLAR-I

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere 6762 sayılı TTK’nın 1956 yılından bu yana düzenlediği ticari hayatın günümüz gelişmeleri karşısında değişime ihtiyaç duyması üzerine başlatılan Yeni Ticaret Kanunu hazırlama çalışmaları, bu yöndeki tasarının 13.012011 tarihinde 6102 sayı ile kabul edilmesiyle neticelenmiş ve yayımlanmıştır(1).

6762 sayılı TTK’da olduğu gibi 6102 sayılı Kanun’da da ticaret sicili teşkilatı düzenlenmiştir. Bilindiği gibi ticaret sicilinin esası ticari hayata duyulan güveni tesis etmek ve sürekli kılmaktır. Ticari hayatın aktörlerinin işlemleri sırasında karşı tarafa ilişkin bazı bilgileri güvenli ve doğru elde etmek isterler. Bu amaçla başvurulacak adreslerden birisi de ticaret sicilidir.

Bu çalışmamızda Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre ticaret sicili teşkilatına ilişkin kısa bir bilgi verilecek ve ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gereken hususlar madde temelinde açıklanacaktır.

II- TİCARET SİCİLİ

Ticari işletme sahibi ve tacirler ile üçüncü şahısların hak ve çıkarlarını korumak amacıyla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın (Mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) gözetim ve denetiminde Ticaret ve Sanayi Odası veya Ticaret Odası bulunan yerlerde ticaret sicili kurulur. Oda olmayan ve yeterli teşkilatı bulunmayan odaların olduğu yerlerde ticaret sicili işleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca tespit edilecek bir odadaki ticaret sicili memurluğu tarafından yürütülür.

Ticaret sicili müdürlüğünün kurulmasında aranacak şartlar ve odalar arasında sicil işlemleri ile ilgili olarak varlığı gerekli işbirliğinin sağlanmasına ilişkin esaslar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.

Kanun’un ilk tasarısında sicillerin tutulması ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odalarına verilmekle birlikte bu sicillerin tutulmasına ilişkin gözetim ve denetimi konusunda bir açıklık bulunmadığından meclis görüşmelerinde verilen bir önerge ile sicil kayıtlarının kamusal bir görev olduğu gerçeğinden hareketle Bakanlığın gözetim ve denetim yetkisi vurgulanmıştır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile sicillerin elektronik ortamda tutulmasına olanak sağlanmış, bu hususun çıkarılacak bir Tüzükle düzenleneceği belirtilmiş ve yine bu konuda oluşturulacak merkezi ortak veri tabanı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve TOBB nezdinde oluşturulması öngörülmüştür.

Ticaret sicilinin yönetimi Tüzükte belirlenen nitelikleri haiz kişiler arasından oda meclisi tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak atanan sicil müdürüne aittir. Aynı usulle sicil müdürlüğünün iş hacmine göre, yeteri kadar müdür yardımcısı görevlendirilebilmektedir.

Ticaret sicilinde yapılacak işlemleri tescil, geçici tescil (istisnai), değişiklik (tadil) ve terkin olarak dörde ayırabiliriz.

Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır. Tescil ettirilecek hususlar ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne dilekçe ile yazılı yapılır. Bir hususun tescilini istemeye birden çok kimse zorunlu ve yetkili olduğu takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bunlardan birinin talebi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır.

Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği de inceleme kapsamındadır.

Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.

Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya Kanun’un 32. maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürü tarafından ikiyüz Türk Lirası’ndan dörtbin Türk Lirası’na kadar idari para cezasıyla cezalandırılır. Yargıtay içtihatlarında söz konusu para cezasının disiplin cezası niteliğinde olduğu kabul edildiğinden cezanın hapis cezasına çevrilmesi mümkün bulunmadığı madde gerekçesinde açıklanmıştır.

Kanun’da aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş gündür. Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar. Ticaret sicili müdürlüğünün yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre ise bir aydır. Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur. Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 32/4. maddesinde düzenlenen “geçici tescil” eski Kanun’un 34/4. maddesinin tekrarıdır. Geçici tescil sicil müdürünün tescil sırasındaki inceleme görevinin bir uzantısı olarak değerlendirilmiştir. Gerçekten de asıl olan tescil ancak tescilinde duraksanan veya tartışmalı olan durumlarda tescilin gecikmesinin yaratacağı zararları engellemek için sicil müdürüne bu şekilde bir yetki verilmiştir. Bunun dışında bizzat geçici tescil için başvurulması mümkün değildir. Madde gerekçesinde ifade edildiği üzere bu istisnai bir durumdur.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 25/2. maddesine göre ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili oda müteselsilen sorumludur. Devlet ve sicil görevlilerini atamaya yetkili kurum zararın doğmasında kusuru bulunanlara rücu etmelidir. Buna göre ticaret sicili kayıtlarına güvenerek örneğin sicile tescil edilen bir şirket yetkilisinin gerçekte yetkili olmamasından dolayı yapılan işlemden zarar gören taraf bunu devletten ve ilgili odadan tazmin ettirebilecektir. 6762 sayılı TTK’nın 27. maddesinde 559 sayılı KHK ile kaldırılan bu sorumluluk, güvenliğin tam sağlanması adına yeniden getirilmiştir.

Sicil kayıtlarının herkese açık olmasının bir sonucu olarak, ticaret sicili müdürlüklerinde saklanan dilekçe, beyanname, senetler, belgeler, ilanları içeren gazeteler ve diğer tüm belgeler herkes tarafından incelenebileceği gibi gideri ödenerek bunların onaylı suretleri de alınabilmektedir. Ayrıca bir hususun sicilde kayıtlı olup olmadığına dair onaylı belge de istenebilir.

Ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Bu günler, tescilin ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan sürelere de başlangıç olacaktır. Bu hale göre ilanı yapılan bir hususla ilgili olarak kişiler, bu hususu bilmediğini ileri süremeyecektir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile sicil kurumuna getirilen yeni bir kavram da “görünüşe güven”dir. Bu kavrama göre tescil kaydı ile ilan edilen durum arasında aykırılık bulunması hâlinde, tescil edilmiş olan gerçek durumu bildikleri ispat edilmediği sürece, üçüncü kişilerin ilan edilen duruma güvenleri korunmaktadır. Örneğin ticaret siciline bir işletmenin imza yetkilisi olarak “Ahmet SİNAN” tescil edilmiş ve ilan edilirken “Ahmet İNAN” olarak yazılmış ve karşı taraf ilan edilen Ahmet İNAN ile sözleşme yapmış ise işletme sahibi yapılan sözleşme ile bağlı olacaktır.

Ticaret sicili müdürlüğünün kurulması, sicil defterlerinin tutulması, tescil zorunluluğunun yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar, sicil müdürlerinin kararlarına karşı itiraz yolları, sicil müdür ve yardımcıları ile diğer personelde aranacak nitelikler, disiplin işleri ile bu konuyla ilgili diğer esas ve usuller bir tüzükle düzenlenmektedir.

Aşağıdaki bölümde ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gereken hususlar gösterilmiştir.

A- BÜTÜN TACİRLER İÇİN GEÇERLİ TESCİL VE İLANLAR

- Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir (TTK md. 40/1).

- Her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra sicil müdürlüğüne verir. Tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzaları da notere onaylattırılarak sicil müdürlüğüne verilir (TTK md. 40/2).

- Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine ilişkin hükümler bu işletmelere de uygulanır (TTK md. 40/3).

- İşletme sahibi ile ilgili olmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir (TTK md. 53/1).

- Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılabilmesi için, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamış ve devrolunan şirket olması şartını teyit eden işlem denetçisi raporunun, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulması gereklidir (TTK md. 138/2).

- Sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirketin, birleşeceği şirketin, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bulunduğunu teyit eden ve bir işlem denetçisi tarafından hazırlanan raporun, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulması gerekmektedir.

- Şirketlerin birleşme işlemiyle ilgili olarak ilgili tarafların inceleme hakkını kullanabilmesine yönelik;

- Birleşmeye katılan şirketlerden her biri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan ve internet sitelerine de konulan ilanda, inceleme yapma hakkına işaret eder.

- Birleşmeye katılan her şirket, incelemeye sunulan belgelerin nereye tevdi edildiklerini ve nerelerde incelemeye hazır tutulduklarını, tevdiden en az üç iş günü önce, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile şirket sözleşmesinde öngörülen gazetelerde ve sermaye şirketleri de internet sitelerinde ilan eder (TTK md. 149/3, 4).

- Birleşmeye katılan şirketler tarafından birleşme kararı alınır alınmaz, yönetim organları, birleşmenin tescili için ticaret siciline başvurur. Birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır (TTK md. 153/1). Devralan şirket, birleşmenin gereği olarak sermayesini artırmışsa, ek olarak esas sözleşme değişiklikleri de ticaret siciline sunulur (TTK md. 152/1, 2).

- Birleşme kararı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunur (TTK md. 154).

- Kolaylaştırılmış birleşmelerde, TTK’nın 149. maddesinde öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması gerekir (TTK md. 156/2).

- İşlem denetçisi tarafından, birleşmeye katılan şirketlerin serbest malvarlıklarının, ödenmesine yetmeyeceği bilinen bir alacakları bulunmadığı veya böyle bir alacak istemi beklenmediği yönünde bir doğrulama (rapor) bulunmayan hallerde, Birleşmeye katılan şirketler; alacaklılarına, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde, tirajı elli binin üstünde olan yurt düzeyinde dağıtımı yapılan üç gazetede yedişer gün aralıklarla üç defa yapacakları ilanla ve ayrıca internet sitelerine konulacak ilanla haklarını bildirirler (TTK md. 157/2).

- Bölünme işleminde, tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir (TTK md. 159/1-a).

- Bölünmeye katılan şirketlerden her biri (küçük ölçekli şirketlerde tüm ortakların inceleme hakkından vazgeçilmesi yönünde karar alması dışında), Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde, sermaye şirketleri ayrıca internet sitesinde, inceleme yapma haklarına işaret eden bir ilan yayımlarlar (TTK md. 171/4).

- Bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde, tirajı elli binin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az üç gazetede yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesine de konulacak ilanla, alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılırlar (TTK md. 174).

- Bölünme işleminde, bölünme onaylanınca, yönetim organı ticaret sicilinde bölünmenin tescilini ister (TTK md. 179/1). Kısmi bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa buna ilişkin esas sözleşme değişikliği de tescil ettirilir (TTK md. 179/2).

- Tür değiştirme işleminde, yönetim organı tür değiştirmeyi ve yeni şirketin sözleşmesini ticaret siciline tescil ettirir. Tür değiştirme tescil ile hukuki geçerlilik kazanır. Tür değiştirme kararı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir (TTK md. 189/2). Birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması hâlinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilir (TTK md. 191/1).

- Bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir (TTK md. 194/3).

- Teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleriyle yöneticileri, kendilerinin, eşlerinin, velayetleri altındaki çocuklarının ve bunların, sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret şirketlerinin o sermaye şirketindeki payları ile ilgili olarak bildirimde bulunurlar. Bildirimler yazılı şekilde yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan olunur (TTK md. 198/1).

- Bir teşebbüs, bir sermaye şirketinin sermayesinin, doğrudan veya dolaylı olarak, % 5’ni, 10’unu, 20’sini, 25’ini, 33’ünü, 50’sini, 67’sini veya % 100’ünü temsil eden miktarda paylarına sahip olduğu veya payları bu yüzdelerin altına düştüğü takdirde; teşebbüs, durumu söz konusu işlemlerin tamamlanmasını izleyen on gün içinde, sermaye şirketine ve bu Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen yetkili makamlara bildirir. Payların yukarıda belirtilen oranlarda kazanılması veya elden çıkarılması, yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanır ve sermaye şirketinin internet sitesinde ilan edilir (TTK md. 198/1).

- Hâkimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bu sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı şarttır (TTK md. 198/3).

- Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirket namına kendi adlarına üretilen güvenli elektronik imzayla imza atabilirler. Bu durumda, kullanılacak nitelikli elektronik sertifikalarda sertifika sahibi alanı içerisine, sertifika sahibinin ismiyle birlikte temsil ettiği tüzel kişinin de ismi yazılır. Bu husus tescil ve ilan edilir (TTK md. 1526/4).

- Elektronik ortamda oy kullanabilmek için, şirketin bu amaca özgülenmiş bir internet sitesine sahip olması, ortağın bu yolda istemde bulunması, elektronik ortam araçlarının etkin katılmaya elverişliliğinin bir teknik raporla ispatlanıp bu raporun tescil ve ilan edilmesi ve oy kullananların kimliklerinin saklanması şarttır (TTK md. 1527/3).

Yazar:Ümit IŞIK*

Yaklaşım / Mayıs 2012 / Sayı: 233

 

http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20120521612.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi