Facebook Takip edebilirsiniz

20 Eylül 2012 Perşembe

Ücretli taksi şoförü Bağ-Kur sigortalısı sayılabilir mi? / Metin Taş-Sezgin Özcan

 

 

 

Ücretli taksi şoförü Bağ-Kur sigortalısı sayılabilir mi?


 

Ücretli olarak ay içinde 10 günden az süreyle çalışan ticari taksi ve dolmuş şoförlerinin, primleri kendileri tarafından ödenmek suretiyle 4/a (SSK) kapsamında sigortalı sayıldıklarını 9 Ağustos 2012 tarihli AKŞAM'daki köşemizde yazmıştık.
Ancak Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan bir hüküm nedeniyle taksi şoförleri uygulamada sorun yaşıyor. Vergi mevzuatının gereğini yerine getirmek isteyince adeta cezalandırılıyorlar ve sigortalılık statüleri değişiyor.

GVK'DA YER ALAN DÜZENLEME

Gelir Vergisi Kanunu (GVK)'nun 64. maddesine göre, kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanların ücretleri, diğer ücret sayılıyor ve vergilerini kendilerinin ödemesi gerekiyor.
Bunun için de basit usulde vergi mükellefi olan taksi sahibi yanında ay içinde 10 günden az süreyle çalışan taksi şoförünün, diğer ücretli olarak vergi mükellefiyeti tesisi ettirmesi gerekiyor. İşte sorun, daha doğrusu SGK'nın bazı müdürlüklerinin yanlış uygulaması da tam bu nokta da başlıyor.
5510 sayılı Kanun'un ek 6. maddesi kapsamında 4/a sigortalısı sayılan şoför, Gelir Vergisi Kanunu gereği vergi mükellefiyeti ücret gelirinden kaynaklanmasına rağmen, salt vergi mükellefiyeti nedeniyle sigortalılık statüsü değiştirilerek 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılıyor.

YANLIŞ YORUM DEMEK BİLE ZOR
Yapılan uygulamaya kanun hükmünün yanlış yorumlanması demek bile zor. Zira yasa hükmü öylesine açık ki, yorum yapmayı gerektirmiyor.

5510 sayılı Kanun'un ek 6. maddesinde, bu madde (ek 6. madde) kapsamında ödenen primlerin kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (eski SSK) kapsamında sigortalılık olarak değerlendirileceği; ancak taksi ve dolmuş işleten kişilerin kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b/1) alt bendine tabi olmalarını gerektirecek nitelikte vergi mükellefi olmaları halinde, bu kişilerin 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olacakları hükmü yer alıyor.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b/1) alt bendinde 'ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar'ın 4/b (eski Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılacakları hüküm altına alınmış. Yani 4/b kapsamında sigortalı sayılmak için vergi mükellefiyetinin 'ticari kazanç' veya 'serbest meslek kazancı' nedeniyle tesis edilmiş olması gerekiyor.
'Ücret geliri nedeniyle' vergi mükellefi olanların da Bağ-Kur sigortalısı sayılacaklarına ilişkin ne doğrudan ne de bunu çağrıştıracak bir ibare var. Eğer böyle olsaydı, elçiliklerde çalışan Türk vatandaşlarının da 4/a kapsamında değil, 4/b kapsamında sigortalı sayılmaları gerekiyor. Zira onların ücretlerinden de işverenleri tarafından vergi kesintisi yapılmıyor. Ücretlerini yıllık Gelir Vergisi beyannamesiyle beyan ediyorlar. Yani onlar da vergi mükellefiler.

YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ
Basit usulde vergi mükellefi olan taksi sahibinin yanında ay içinde 10 günden az süreyle çalışan, Gelir Vergisi Kanunu gereği diğer ücretli sayılan ve ücret gelirinden dolayı vergi mükellefiyeti tesisi edilen şoförün sigortalılık tescilinin 5510 sayılı Kanun'un ek 6. maddesi kapsamında yapılması ve 4/a (SSK) sigortalısı sayılması gerekiyor.

Nedenine bakmaksızın salt vergi mükellefi olgusuna bakarak sigortalılık statüsünün belirlenmesine ilişkin yanlış uygulamadan dönülmesi ve uygulama birliğinin sağlanması gerekiyor. Aksi halde SGK'nın açılacak davaların hepsini kaybetmesi söz konusu olacak.

Taksi şoförlerinin işsizlik sigortası
Şehir içinde ticari taksi, dolmuş ve benzer nitelikteki toplu taşıma araçlarında ücretli olarak ay içinde 10 günden az çalışanlar, isterlerse işsizlik sigortasına da tabi olabiliyorlar.

Bu durumda sigortalı ve işveren hissesi olarak yüzde 3 oranında işsizlik sigortası primini, ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödemeleri gerekiyor.
İşsizlik sigortası priminin ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmemesi halinde o aya ilişkin işsizlik sigortası primi ödeme hakları düşüyor.

Araç kiralama şirketleri KDV'yi indirebilir
Araba kiralama işine girmek istiyorum. Birkaç tane otomobil satın alıp bunu kiraya vererek para kazanmak istiyorum. Tanıdık bir arkadaşım 'otomobillerin KDV'si indirilemiyor' dedi. Kanun'dan okudum ama bir şey anlamadım. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Halis E.
Kanun hükmünün kaleme alınış biçimi bazen yanıltıcı olabiliyor. Binek otomobillerin KDV'sinin hesaplanan KDV'den indirilemediği genel olarak doğru. Ancak, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV'nin indirilmesi mümkün.
Yani, başka bir faaliyetle uğraşanlar binek otomobillerin KDV'sini indiremezken; gerçek usulde vergilendirilen taksi işletmecisi, sürücü kursu ve otomobil kiralama şirketi gibi işletmeler bu faaliyetleri için satın aldıkları binek otomobillerinin KDV'sini indirebiliyorlar.

GÜNÜN SÖZÜ
'Taşlar değil, yapılan işler anıtları meydana getirir.' J.T. Motleyv
Metin Taş-Sezgin Özcan

http://www.aksam.com.tr/ucretli-taksi-soforu-bag-kur-sigortalisi-sayilabilir-mi-7807y.html

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi