Facebook Takip edebilirsiniz

23 Ekim 2012 Salı

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ OLANLARIN SOSYAL GÜVENLİĞİNE BAKIŞ

 

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ OLANLARIN SOSYAL GÜVENLİĞİNE BAKIŞ

5510 sayılı SS ve GSS Kanunda bu özel alanda düzenlemeye gidilmiştir.

5’inci maddesinde bazı sigorta kolları uygulanacağı kısmında;

Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler hakkında uygulanacak sigorta kollarında,

‘’Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.’’

Hizmet akdi olmadan ceza infaz kurumları,tutukevlerinde bulunan atölyelerde çalışan hükümlü yada tutuklular bu çalışmaları sırasında ;

a)İş Kazası,

b)Meslek Hastalığı,

c)Analık Sigortası,

karşılık Kısa Vadeli Sigorta Kollarında sigortaları yapılır.

d)4-1(a) kapsamında sigortalı sayılırlar.

e)Hizmet akdi olmadığından Uzun Vadeli Sigorta Kolları primi ödenmediğinden MYÖ primi ödenmez.

f)Hastalık Sigortası primi ödenmediği için hem kendileri hem de bakmakla yükümlü olunanlar için GSS kapsamına alınmaz.

 

Böyle durumda ceza infaz kurumları ve tutukevleri bünyesindeki çalışmaları kapsıyor.

 

Örneğin yarı açık cezaevlerinde savcı izni ile Hizmet akdi ile dışarıda çalışanlar için ise hem kısa hem de uzun vadeli sigorta kolları olmak üzere tüm sigorta kollarında prim ödenecektir.

 

Şayet ceza infaz kurumlarında yada tutukevlerinde bulunan işletme kapsamındaki atölye ve tesislerde çalışanlar için Kısa Vadeli Sigorta Kollarında prim ödenir.Uzun Vadeli Prim ödemek için isterlerse isteğe bağlı prim ödeyerek emeklilik haklarını elde edebilirler.

 

Hükümlülerden isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin SGK’ya başvurularını kanuni vasileri eliyle yapmaları olanaklıdır.

Bu şekilde isteğe bağlı olarak ödenen süreler malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır, emeklilik için gerekli olan prim ödeme gün sayısına dâhil edilir. Ancak bu süreler, 5510 sayılı Kanun’un 4-1(b) bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

 

Tutuklular İçin Yapılan Düzenleme:

 

1.)5510/24’üncü Maddesinde Kısa Vadeli Sigorta Kollarında dikkate alınmayan sürelerden biri de;

Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre, 5510/18 inci maddede belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın hesabında da dikkate alınmaz.

 

Böylecene Mahkûmiyet gerçekleşmediği takdirde tutukluluk süresinin kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımları olumsuz etkilememesi için 5510 sayılı Kanun özel hükümler getirmiştir.

Tutuklu kaldıkları süre içerisinde kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden askıya alınmış süreler gibi değerlendirilir.

Tek şart sigortalının suçlanan suçtan berat edip, suçlanan suçtan hüküm giymesi halinde, tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliye edilmiş olsa dahi kısa vadeli sigortalılıktan sağlanan yardımlar yönünden hesaba alınacaktır.

2.)5510/60’ıncı Maddesine göre GSS Kapsamında Değerlendirilmesi;

Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde bulunan hükümlü ve tutuklular genel sağlık sigortalısı ve genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmamışlardır.

Sağlık yardımları bu kişilerin Adalet Bakanlığınca ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde karşılanmaktadır.

Tutukluluk veya hükümlülük hali sona erenlerin(tahliye olanlar), 4-1(a,b,c) kapsamında bir sigortalılık durumları yok ise zorunlu olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmaları ve bir ay içerisinde ikamet ettikleri yerin Kaymakamlıklarına müracaat ederek SYDV kanalı ile gelir testine tabi tutulmaları gerekir.

3.)5510/41’inci Maddesinde Borçlanılan süreler tanımlanmıştır;

Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri borçlanma hakkına sahiptir.

Kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 5510/82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.

Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.

Borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.

 

Borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.

 

4.)4857 Göre Hizmet Akdinin Sonlandırılması Esası;

4857 sayılı İş Kanunu işçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesini, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabileceği durumlar arasında saymıştır.

4857 sayılı İş Kanunu işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın işçinin çalıştığı süreye göre 4857/17. maddesinde belirlenmiş olan bildirim süresini aşması durumunda işverene, iş akdini haklı nedenle derhal feshetme hakkı vermiştir. Kanun söz konusu haklı nedeni zorlayıcı sebep olarak tanımlamıştır.

 

İşçinin gözaltı ya da tutukluluk süresinin, işi altı aydan az sürmüş olan işçi için iki hafta, işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için dört hafta, işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için altı hafta, işi üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz haftayı aşması halinde işverenin zorlayıcı sebep dolayısıyla haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunmaktadır.

 

 

VEDAT İLKİ

 

vedat.uzman@gmail.com

 

http://alitezel.com/tezel/index.php?sid=yazi&id=5756

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi