Facebook Takip edebilirsiniz

29 Kasım 2012 Perşembe

SMMM' lerin KDV sorunu ile ilgili verilen Kanun Teklifi.

 

SMMM' lerin KDV sorunu ile ilgili verilen Kanun Teklifi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Katma Değer Vergisi Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifim gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

Sena KALELİ

Bursa Milletvekili

GENEL GEREKÇE

Gelir Vergisi Kanununa (GVK) göre, gelir vergisinin konusu gelirdir. Bu bağlamda vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesidir. Gelir Vergisi Kanununa göre, bir meslek erbabının serbest meslek makbuzu düzenlemesi için “tahsil” koşulu gerekir. Herhangi bir şekilde tahsilat yapılmaksızın serbest meslek makbuzu keşide edilmesi beklenemez. Yine Vergi Usul Kanununun 19. maddesine göre vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Yani tahakkuku tahsile bağlı olan bir vergide tahsilat gerçekleşmeden serbest meslek makbuzunun keşide edilmesi söz konusu değildir. Diğer bir ifade ile, henüz serbest meslek erbabının müşterisi ya da müvekkilinden bağımsız olarak tasarruf edebileceği gelir niteliğinde herhangi bir ücret ya da kazanç tahsil etmeden, vergiyi doğuran olay gerçekleşmemiş demektir. Bu durumda serbest meslek erbabının da herhangi bir şekilde serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmez. Yani gelir vergisi açısından serbest meslek kazançlarında elde etme esastır.

Oysa Katma Değer Vergisi Kanunu 10/a maddesi ile serbest meslekte vergiyi doğuran olay “hizmetin ifası hallerinde, hizmetin yapılması anı” olarak kabul edilmiştir.

Bu düzenleme ile vergi idaresi tarafından bir vergilendirme işlemi ile, serbest meslek erbabına serbest meslek kazancı elde etmediği durumda bu kazançtan dolayı gelir vergisi tarh olunması söz konusu olmaktadır ki bu durum sebep yönünden hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Diğer taraftan iki kanunun vergiyi doğuran olayın, aynı hizmette aynı kişi için farklı esaslara bağlaması, uygulamada birçok ihtilafa yol açmakta ve avukatlık ve mali müşavirlik mesleği gibi birçok serbest meslek erbabı mesleklerine özgü işleyiş açısından alamadıkları, belki de hiç tahsil edemeyecekleri bir paranın KDV’sini yahut cezasını ödemek zorunda kalarak mağdur olmaktadırlar. Hizmet ifa edilmiş olmasına rağmen hizmet bedeli tahsil edilmemişse, katma değer vergisinin yine doğup doğmayacağı gerek ilgililer arasında gerekse yargıda tartışma yaratmaktadır.

Belirtilen sebeplerle Katma Değer Vergisi Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasının a bendinin “hizmet ifası hallerinde değil hizmet karşılığı bedelin tahsil edilmesi” şeklinde değiştirilmesi mağduriyeti giderecektir.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi