Facebook Takip edebilirsiniz

29 Kasım 2012 Perşembe

Yeni Vergi Yasası için umutlanalım mı? / Yaşar ERDİNÇ

 

Yeni Vergi Yasası için umutlanalım mı?



Maliye yeni bir vergi taslağı hazırladı ve bu taslak dün gazetemizde geniş yer buldu.


Bu taslağın en önemli maddesi tüm çalışanların gelirlerini beyan etmesi esasına dayanmasıydı. Normal şartlar altında ücretli olanlar gelir beyannamesi vermiyorlar.

Seçimde oy kaybı...

Bu adım inanılmaz önemli ve Türkiye'nin kaderini değiştirecek adımlardan biri olabilir. Ama seçimde oy kaybına neden olacağı düşünülürse ve Bakanlar Kurulu'nun ücretli çalışanları beyanname kapsamına alan bölümü uygun bulunmazsa, mevcut sistemin devamını öngören alternatif düzenlemeyle tasarıya son şekli verilecek. Dileriz bu kanun yasalaşır ve kayıtdışı ekonominin önemli bir bölümü kayda alınır. Fakat tasarının tamamını okuduğumuzda hâlâ çok eksik yanlarının olduğunu görüyorum.

İzin almadan giriyor

Amerikan vergi sistemini incelediğimizde görüyoruz ki, kayıtdışı çalışmak, vergi kaçırmak ya da sosyal güvenlik primi ödememek gibi suç işleyenler en sert şekilde cezalandırılıyor. IRS adı verilen bir nevi vergi denetmenlerinin yetkileri çok yüksek. Evinize polis bile mahkeme izni olmadan giremezken, IRS çalışanları mahkeme izni olmadan evinize girip her türlü arama tarama yapabiliyorlar. Eğer vergi konusunda bir yanlışınız olursa ve bu konuda ceza alırsanız Amerika'da kelimenin tam anlamıyla ölüme terk ediliyorsunuz. Hiç kimse size iş vermiyor, iş yeri açamıyorsunuz, devlet yardımlarından neredeyse hiçbir şekilde faydalanamıyorsunuz.

Harcamaya teşvik

Orada da herkes her yıl vergi beyannamesi veriyor ve yıl sonunda gelir gider arasındaki farkın belirli bir oranını vergi olarak ödüyorlar. Aslında bir bakıma harcama özendiriliyor. Bu sayede aradaki fark küçülünce daha az vergi ödüyorsunuz. Fakat neredeyse her harcamayı gelirden düşebiliyorsunuz. Bizde aynı kuralar geçerli olur mu bilemem ama eğer sistem düzenli işleyecekse ve ekonominin kayıt dışı bölümünün kayda alınması planlanıyorsa, her harcama vergiden düşülebilmeli. Aksi halde istenilen sonuçlara ulaşılması zordur.

Onun zenginliğini siz finanse ediyorsunuz.

Geçmiş yıllarda "Fifty cents" adlı bir şarkıcı, Acun Ilıcalı'nın yaptığı bir programa konuk olmuştu. Acun, "Bu kadar çok para kazanıyorsun, bunu ne yapıyorsun, biriktiriyor musun" diye sorduğunda "Harcıyorum" demişti. Ardından da eklemişti; "Eğer harcamazsam, vergi ödemek zorunda kalıyorum. Bu yüzden harcıyorum." İşte Amerika'nın tüketim toplumu olmasının en önemli nedenlerinden biri de vergi sistemidir.
Bir ekonomide aslında her harcama başkasının geliridir. Eğer bu harcamayı yaparken gerekli belgeyi almıyorsanız (fiş, fatura vs.) o kişinin vergi ödememesine neden oluyorsunuz. O kişi vergi ödemeyince, bütçe açığının kapatılması için, dolaylı vergiler (her gün tükettiğiniz ürünlerde ödediğiniz, KDV, ÖTV vs.) artırılmak zorunda kalırken, belgesini almadığınız kişi zenginliğe doğru adım atarken siz de onun cebine aslında para koyuyorsunuz. Onun zenginliğini siz finanse ediyorsunuz.

Basit ve anlaşılır

Bir ülkede vergi sistemi karmaşık olmamalı, basit, anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır. Vergi sadece gelir toplamak anlamında bir politika aracı değil aynı zamanda gelirin adaletli dağıtımında, belirli sektörlerin teşvikinde, toplum sağlığının seviyesinin artırılmasında kullanılabilecek ve en önemlisi de ekonomide etkin kaynak kullanımını sağlayabilecek bir politika aracıdır. Bu özelliklerinin yanında, ekonominin daralma ve genişleme dönemlerinde otomatik istikrar sağlayıcı yapısı da söz konusudur. Yeni vergi kanunu yapılırken, en önemli amaç vergi gelirlerinin kısa vadede düşmesi pahasına kayıt dışının önlenmesi olmalıdır. Çünkü kayıt dışı kesim, herkesin cebinden her gece trilyonları götürmektedir. Şu an bu yönde adım atıldığını düşünüyor ve umutlanıyorum, inşallah yanılmayız.



Yaşar ERDİNÇ


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi