Facebook Takip edebilirsiniz

13 Aralık 2012 Perşembe

Asgari ücret düşük mü, yüksek mi? / Prof. Dr. Cem KILIÇ

Asgari ücret düşük mü, yüksek mi?

Başlıktaki sorunun cevabı çalışan ve işveren açısından elbette farklı, çalışanlar günümüzde asgari ücreti normal bir yaşam düzeyi açısından yeterli görmemekte. Tabi burada "normal bir yaşam düzeyi" ile neyi kastettiğiniz de çok önemli. İçinde sosyal imkânları bulunan bir asgari ücretten bahsediyorsak, cevap kesinlikle yetersiz olduğu yönünde.

Asgari ücret sadece çalışanı dikkate alıyor
Günümüzde bırakın sosyal imkânları olması gerekli fizyolojik ihtiyaçlar bakımından da asgari ücret yeterli değil. Ayrıca belirlenen asgari ücret bir aile için değil, sadece çalışanın ihtiyaçları çerçevesinde tespit edildiği için, hane halkı geliri açısından da son derece yetersiz.
İşveren açısından bakacak olursak, asgari ücret, işçiye ödenenin dışında, vergi ve prim yükleriyle beraber işveren için önemli bir maliyet kalemi. Çalışanın eline sadece 739 TL geçerken, bu asgari ücretin işverene maliyeti günümüzde 1095 TL. İşverenler çalışanlarıyla ele geçecek ücret üzerinden anlaştığı için vergi ve sigorta prim yükü genellikle işverene kalmakta. Bugün için brüt asgari ücret 940 TL, bu brüt asgari ücret üzerinden yapılan kesintilerin toplamı ise 201 TL.

Asgari ücret konusunda temel sorun vergi ve sigorta primleri
İşte bu nedenle, işveren de haklı olarak asgari ücret üzerindeki vergi yükünün kalkmasını, sigorta prim oranlarının azaltılmasını talep etmekte.
Genel olarak çalışan açısından yetersiz bir ücret düzeyi varken, işveren açısından da katlanılması gerekli vergi ve prim yükleri sorun oluşturmakta. Bu durum asgari ücret sistemimizdeki yapısal sorunu ortaya koymakta.

Asgari ücretin vergi dışı bırakılması bir başka bahara kaldı gibi
Bu sorunun giderilmesi için geçtiğimiz günlerde çeşitli hamleler yapıldı. Yeni Anayasa çalışmaları içerisinde partiler uzlaşarak asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını kabul ettiler. Ancak böyle bir karar çıkmasına rağmen, asgari ücretin vergi dışı bırakılması da oldukça zor gibi. Hatta imkânsız. Nedenine gelince, neredeyse iki çalışandan birinin ücret düzeyinin asgari ücret üzerinden gösterildiği düşünülecek olursa, kamu maliyesi açısından katlanılamaz bir yük ortaya çıkmakta. Yapılan hesaplamalara göre maliyenin bu işten zararı yılda yaklaşık 9 milyar TL'yi bulabilir. Bu nedenle, özellikle içinde bulunulan bu dönemde maliye kanadının bu işe sıcak bakacağı söylenemez. Zaten de söylemiyorlar.

Asgari ücrette AB ülkelerine göre neredeyiz?
Asgari ücretteki bir başka konu da, asgari ücret seviyemizin satın alma gücü paritesi kullanıldığında bazı AB ülkelerinden daha yüksek olduğu yönünde. Evet, özellikle AB'ye yeni girmiş, Doğu Avrupa ülkelerinden daha yüksek bir asgari ücret seviyesi var. Ancak belirtmek gerekir ki, Polonya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya vb. ülkelerde hala daha sosyal ücret sistemi geçerli. Asgari ücret seviyesi bu ülkelerde düşük olmakla beraber, eğitim - konut - ulaşım vb. alanlarda sosyal destekler biz de olanların çok üzerinde. Hatta biz de hiç verilmeyen elektrik - su - doğalgaz vb. destekler bu ülkeler de var. Bu nedenle asgari ücret seviyesi bakımından bu ülkelerden daha iyiyiz demenin pek bir anlamı yok.
Gelişmiş AB ülkelerinde ise asgari ücret seviyesi bizdekinin neredeyse iki - üç katı tutarında. Asgari ücretin en yüksek olduğu ülkeler Lüksemburg, İngiltere, Hollanda ve Belçika. Ne var ki bu ülkelerde de ekonomik kriz sonrası dönemde asgari ücretin seviyesi tartışılır oldu.

Neredeyse her iki çalışandan birisi asgari ücretli
Asgari ücret tartışmalarında incelenmesi gerekli bir diğer konu da, asgari ücretlilerin çalışanlara oranının ne olduğudur. Yine geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı bu oranın Türkiye için %47 olduğunu söyledi. Neredeyse her iki çalışandan biri asgari ücretli ya da ücreti asgari ücret üzerinden gösteriliyor. Oysa ki, AB ülkelerinde bu oran çok düşük. İngiltere'de asgari ücretlilerin oranı %2 iken, Fransa'da %15, Portekiz'de %5 seviyesinde. Doğu Avrupa ülkelerinde de bu oran Türkiye'ye göre oldukça düşük. Ortalama olarak bu ülkelerde de asgari ücretlilerin çalışanlara oranı %7 -8 seviyelerinde.

Hükümet programındaki oranın üzerine çıkılabilir
Asgari ücretlilerin sayısı göstermekte ki, Türkiye'de çalışanlar açısından asgari ücret düzeyinin belirlenmesi çok önemli. 2013 yılı programında ilk altı ve daha sonraki altı ay için %3'er seviyesinde asgari ücret artışı öngörüldü. Ancak asgari ücret görüşmelerinde bu oranın artacağı söylenebilir. Geçen yıl için yıl bazında verilen %12.3'lük artış son on yılın en iyi artışı olmuştu.
Bu sene de öngörülenin üzerine çıkılacağı ancak geçen seneki oranların olmayacağı neredeyse tüm kesimlerce dile getirilmekte. Bu sene ilk altı ay için %4-5 aralığında bir gelişme olacağı, ikinci altı ayın ise %4 civarında olacağı tahmin edilmekte.

 Prof. Dr. Cem KILIÇ

http://www.dunya.com/asgari-ucret-dusuk-mu,-yuksek-mi-150460yy.htm



 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi