Facebook Takip edebilirsiniz

3 Aralık 2012 Pazartesi

Fatura Bedelinin Noksan Düzenlenmesi

Fatura Bedelinin Noksan Düzenlenmesi












FATURA BEDELİNİN NOKSAN DÜZENLENMESİ MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE KAPSAMINDA MIDIR?


213 sayılı  VUK hükümlerine göre, bir malın  veya teslime konu  hizmetin   bedelinin  faturalandırılması  zorunludur.   Bazı hallerde, satış faturası mal tesliminden önceden de  düzenlenmesi  mümkün olabilmektedir.   Örneğin bedeli peşin alınsa bile mal teslimi daha sonraki aylarda teslim  edilmesi halinde  fatura  teslimden önceden de düzenlenebilmektedir.  Bazı  sektörlerde  mala kredi açan çeşitli  finans kurumları mal tesliminden önce fatura düzenlenmesini zorunlu  kılmaktadırlar. Düzenlenen fatura ve içeriğindeki mala göre  finans kuruluşu  fatura içeriğine kredi açmaktadır.  Ve hatta finans kuruluşu bu  fatura bedelini  borçlu muhatap yerine kendisi borçlu  adına ödemektedir.  

Asıl konumuza dönecek olursak;  düşük bedelli  fatura kesilmesi halinde  bu durum 213 sayılı VUK md. 359/a-2 hükmüne göre, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı  fatura kapsamında mıdır? Bazı yazarlara göre eksik  fatura düzenlenmesi  veya  fiili ücret  ödemesinin altında eksik  bordro tanzim edilmesi  sahte ve muhteviyatı itibariyle  yanıltıcı  belge kapsamında değerlendirilmektedir. [1]  Öncelikle şu  hususu hemen belirtelim ki,  fatura bir anlamda  sahiplik  belgesidir.   Başka bir anlamda ise, fatura satışa  veya teslim  ve hizmet  ifasına konu  mal  veya hizmetin belgesi  niteliğindedir.   Fatura, satıcı  yönünden  satışa konu  malın  müşteriyi borçlandırıcı ticari bir belgedir.  Eğer, hizmet  ifası  söz konusu  ise, hizmetin ifa edildiğinin  kanıtlayıcısı bir belgedir. 

213 sayılı  VUK’nun 229. maddesi hükmüne göre, satılan emtia veya yapılan iş mukabilinde müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı  satan veya işi yapan   tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.[2]

VUK’nun  yazıldığı 1961 yılında faturanın  tanımı 229. madde hükmünde tanımlanmış olup, aradan geçen  35 yılı  aşkın bir sürede ülkemizde ve dünyada  ticaret  yapma model  ve şekilleri çok değişmiştir.   İş yapma biçimleri  çok değişmiştir.  Dolayısıyla  işin yapıldığı  sektöre göre fatura  veya  fatura yerine geçen belgelerde de önemli  değişiklikler oluşmuştur.  Bazı iş kollarında  fatura  iş yapılmadan önceden de fatura düzenlenebilmektedir.   Hatta,  eskiden olduğu  gibi, bazı  faturalama işlemleri  iş yapıldıktan sonrada  fatura arkadan gelmektedir.  Örneğin, ihracat ile ilgili  faturalarda  düzenlenen fatura tarihi ile gümrük beyannamesinin tarihinin uyumlu olması  gerekmektedir.   Alivre  satışlarda fatura önceden düzenlenebilmektedir.

Diğer tarafına, konsinye satışlarda ise, mal önceden  konsinyatöre yollandığı  halde konsinyatör tarafından   mal satıldıkça faturalama işlemi bilahare yapılmaktadır.   Pazarlama şirketlerinde  üretici  firmadan  mal   bayiinin gösterdiği son müşteriye yollanılması  sırasında mal teslimi üretici  firma tarafından  yapıldığı  halde fatura bayi  tarafından son müşteriye bilahare düzenlenmektedir.  Görüldüğü gibi, faturalama işlemleri  malın teslimi  veya teslimden  önceden de yapılabilmektedir. 

Bir malın  bedelinin 100 TL olduğunu  varsayalım. Bu  mal  bedelinin örneğin 50 TL’ye faturalandırılması halinde durum ne olacaktır?  Kanımızca  burada noksan faturalandırma olmakla beraber bu durumun  tespiti halinde  faturanın  esasen  düzenlendiği  görülmektedir.   Diğer taraftan, faturada tutarın  doğru  fakat  miktarın  düşük  gösterilmesi halinde  miktar x fiyat eşitliğinde aynı toplama erişilmesi halinde, sonuç itibariyle  herhangi bir problem  yoktur. Bağlı olarak  KDV’de de eksiklik söz konusu  olamaz.  Faturanın  noksan  düzenlenmesi  konusu  alıcı  ve satıcı  arasında bir uyuşmazlık  söz konusu  ise,  bu durumda irsaliyeye müracaat  etmek  gerekecektir.  Sevk irsaliyesinde yer alan  adetler ile  faturadaki adetlerin  aynı olması halinde mesele yoktur.  Sevk irsaliyelerinde  esasen  bedel gösterilmesi  zorunlu değildir.  Sevk irsaliyelerinde sevke konu  malın  adedinin  gösterilmesi kafidir.[3] 

Ticari hayatta, bir faturanın eksik kesilmesinin iki nedeni olabilir. Bunlardan ilki, KDV matrahının  azaltılması  ve dolayısıyla eksik KDV ödenmesine neden olabilir.  Bu durumda,  fatura aslına rücu etmek  ve  irsaliyeye bakmak  gerekecektir.   Öte yandan, işbu  fatura bedelinin  bankadan  ödenip  ödenmemesi ile ilgili cari tutar  8.000,00 TL’nin üzerinde ise, fatura bedelinin bankadan ödenmesi halinde  bu  faturanın  noksan düzenlediğinden söz edilemez.  Esasen fatura  alıcı  ve satıcı  arasında bir anlamda sahiplik  belgesi  ve bir anlamda ise, sözleşme mahiyeti taşımaktadır.  Hatta alıcı   fatura muhteviyatına veya faturaya aldığı  tarihten itibaren 8 gün içerisinde itiraz etme hakkı  saklıdır.  

Sonuç olarak,  noksan  faturalama işleminde  alıcı  ve satıcıların  anlaşmaları   varsa yazılı bir sözleşmeye bakmak  gerekmektedir.   Noksan faturalama durumunun   bir tutanak  ile tespiti halinde  bu  fatura  noksan da olsa geçerlilik  taşır.   Bu  fiil olsa olsa 213 sayılı  VUK’nun 353. maddesine göre özel usulsüzlük cezası  gerektirir.  Ortada düzenlenmiş bir faturayı  tümüyle yok saymak  mümkün değildir.   Bakiye  tutarın  ek bir fatura ile daha sonra müşteriye yansıtılması  mümkündür.  Satış bedelini düşük  gösteren belgenin  sahte olması  düşünülemez.   Aksi yönde ileri sürülen   görüşler olsa da  faturada miktarın  düşük  gösterilmesinin   fatura bedelini de yani toplam tutarı da (fiyat x miktar) düşük göstereceği ve bunun aksinin de  (fiyat x miktar) aynı  manaya geleceğini söylemek mümkün olmayabilir.  Önemli olan faturanın  alt tutarı ve bunun  üzerinden  varsa iskonto düşüldükten sonra KDV’lendirilmesidir.   Ticari hayatta teamülün çok üzerinde iskonto yapılması da yanıltıcı  fatura düzenleme kapsamında ele alınır ki bu durum  KDV matrahını  aşındırabilir.   Ne var ki, yüksek  miktarda iskonto yapılması  sahte  veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı  belge kapsamında dikkate alınmamaktadır.   Önemli olan irsaliye ile faturanın   mütenasip olması  ve sonuçta da fatura bedeli  ödemelerin  banka sistemi üzerinden  84 Seri Nolu  KDV Tebliğine göre  ödenmesidir. 







[1] ÖZYER M. Ali, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Ankara 2004, s.837
[2] VUK md. 229-231
[3]  VUK md. 231, VUK GT: 173, 385


Dr. Mustafa ALPASLAN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir











Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi