Facebook Takip edebilirsiniz

12 Aralık 2012 Çarşamba

İki kötü bir iyi haber / Osman ARIOĞLU


İki kötü bir iyi haber




Birer gün arayla üç önemli gösterge açıklandı.



Pazartesi günü üçüncü çeyrek büyüme rakamları ve ekim ayı sanayi üretimi endeksi açıklandı. Salı günü ise ekim sonu cari işlemler dengesi açıklandı. Başlıkta da belirtildiği üzere büyüme ve sanayi üretim endeksi biraz moralleri bozdu. Bir gün sonra açıklanan cari açık rakamı ise yüreklere su serper mahiyetteydi.

Açıklanan rakamlar

· Üçüncü çeyrek büyümesi %1,6'da kaldı. İlk 9 aylık büyüme ise %2,6 olarak gerçekleşti.
· Ekim ayı sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %5,7 geriledi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekse ve bir önceki aya göre %2,6 azalış meydana gelmiştir.
· Ekim ayında cari açık 1,96 milyar dolar. Ocak-ekim döneminde 42,16 olarak gerçekleşmiştir.

Başçı'nın değerlendirmesi

Üçüncü çeyrek büyüme gerçekleşmesi piyasa beklentilerinin neredeyse yarısına yakın bir oranda düşük geldi. Böyle olunca da doğal olarak yumuşak iniş, sert iniş tartışmaları tekrar alevlendi.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nda bir konferans veren Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı;

· Temmuz ayından itibaren piyasadaki yavaşlamayı dikkate alarak fonlamayı artırdıklarını,
· Ancak bir kararın etkisinin üç ay sonrasında net olarak görülmeye başlanıldığını, sanayi üretimi endeksinde ekim ayındaki düşüşün önemli bir nedeninin kurban bayramının bu aya denk gelmesinden kaynaklandığını,
· Kasım ayından itibaren rakamlarda bir toparlanma görüleceğini,

· bunun ilk belirtisinin TİM tarafından yayınlanan ihracat rakamlarında görüldüğünü,
· TİM tarafından açıklanan rakamlara göre kasım ayında külçe altın hariç ihracatın %20 civarında arttığını,
· Dördüncü çeyrek büyümesini %4 civarında beklediklerini,
· Buna göre yıllık büyümenin %3 civarında olabileceğini
ifade etti.

Önemli olan sağlıklı ekonomik yapı

Türkiye'nin 2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi için gerekli olan ortalama büyüme rakamı %7 civarında. Oysa 10 yıllık dönemler itibarıyla bakıldığında realize edilebilen en yüksek büyüme oranları %5'in biraz üzerinde olmuş. Bu durumda, yapısal değişiklik olmadan %7'lik bir büyüme ortalamasına ulaşmak hiç de kolay değil. Esas konu bu yapısal değişimi gerçekleştirmek. Aksi takdirde bir yıl yüksek, bir yıl düşük büyüme ile bu ortalamaya ulaşmak ve istikrarlı bir yapı kurabilmek mümkün değil. Aslında bu yıl ekonomi yönetiminin yapmaya çalıştığı ekonomide yapısal değişimi sağlamak ve istikrarlı bir büyüme yapısına ulaşmak. Bunu görmek için büyüme rakamları içerisinde ihracat artışından ve ithalat azalmasından gelen rakamlara bakmak gerekiyor. Üçüncü çeyrek büyümesinde buradan kaynaklanan toplam katkı %8 civarında olmuştur.

Teşvikler ve terör

Bir yandan büyüme beklentilerin altında gerçekleşirken diğer yandan cari işlemler açığı da yine beklentilerin altında seyretmektedir. Elbette cari açık vermeyelim ama büyümesek de olur demiyorum. Ama büyüme yapısını sağlıklı hale getirmemiz için bir şeyleri değiştirmemiz gerektiğini ifade etmeye çalışıyorum. Bunun için hep altını çizdiğim konulardan biri son teşviklerin Türkiye'nin yapısal değişiminde ve ihracata dayalı büyüme stratejisinde ne derece önemli bir yer tuttuğudur. Teşvikler içerisinde bölgesel teşviklerin de önemli bir yer tuttuğu dikkate alındığında, son yıllarda artan terör olaylarını manidar bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bunun yanına bir de Suriye meselesindeki uzayan süreci koyduğumuzda büyüme rakamlarındaki yavaş gidişte bu olumsuz etkenlerin fazlaca rol oynadığı ortadadır.

Şimdi 2013 yılının biraz daha canlanması ve bunun ithalatı körükleyen değil üretim ve ihracata dayalı bir yapı ile sürdürülebilmesi için Merkez Bankası'nın faiz indiriminde eli güçlenmiştir. Kur seviyesine ilişkin olarak da Başkan Başçı'nın açıklamalarına aynen katılıyorum.
Konuya cuma günü devam edeceğiz.



Osman ARIOĞLU



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi