Facebook Takip edebilirsiniz

14 Aralık 2012 Cuma

İşverenin Haklı Feshine Yargıtay Tarafından Bir Örnek / Vedat İLKİ

 

İŞVERENİN HAKLI FESHİNE YARGITAY TARAFINDAN BİR ÖRNEK

4857 Sayılı İş Kanunun 25’inci Maddesinde fesih nedenleri sıralanmıştır.

Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:

a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.

(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

III- Zorlayıcı sebepler:

İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.

İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

 

Madde metninde anlaşıldığı üzere işveren 25’inci maddeyi neden gösterip iş akdini fesh ederse tabi ki işe iade davası da açacaklardır.

Bazen açılan davalar da işçi lehine değil,işveren lehine de sonuçlanıyor.

Bununla ilgili Yargıtay tarafından verilen güncel örneği okurlarımla paylaşıyorum.

22. Hukuk Dairesi 2011/13705 E., 2012/6453 K.

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ

HAKLI NEDEN

İŞE İADE

4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 25]

"İçtihat Metni"

Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya ait araç muayene istasyonunda araç muayene uzmanı olarak çalıştığı, servis aracı olarak kullanılan otobüsü muayene ederken servis freni uygunsuz şekilde monte edilmiş, far-cam reflektör içi nemli ve ön aks akson aşınmış şeklindeki kusurları hafif kusur olarak değerlendirdiği, sonradan yapılan kontrolde ise belirlenen bu kusurların ağır kusur olması nedeniyle araç muayenesinin onaylanmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde davacının yapmakla yükümlü olduğu asli işi olan ve trafikte mal ve can güvenliği açısından önemi tartışılamayacak nitelikteki araç muayenesi işinde, tespit edilen davranışının işverenin güvenini sarsıcı, ahlak ve iyiniyet kurallarına uygun olmayan haller arasında olduğu tartışmasızdır. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

H ü k ü m: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- Davanın REDDİNE,

3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 235,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

İşe iade davaları açılırken 25’inci madde esaslarını irdeleyerek,bir uzmandan yardım alarak bu davaları açmanızı öneriyorum.

Sonucunda kaybeden taraf kazanan tarafın masrafını ödüyor.

 

VEDAT İLKİ

vedat.uzman@gmail.com

 

http://www.alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=5868

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi