Facebook Takip edebilirsiniz

6 Aralık 2012 Perşembe

Vergi Uygulamalarında Binek Otomobiller İle İlgili Özellikli Konular

Vergi Uygulamalarında Binek Otomobiller İle İlgili Özellikli Konular

I-GİRİŞ

Vergi uygulamalarında binek otomobillere ilişkin özellikli durumlar bulunmaktadır. Özellikle, binek otomobillere ait KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılayacağı, ikinci el binek oto satışlarının durumu özellik arz etmektedir. Öte yandan, binek otomobillere ait giderlerin(amortisman, mtv vs.) durumu da bu kapsamda değerlendirilebilir. Sıkça karşılaşılan hataların başında gelen bu konular bu yazımızda irdelenecektir.

II- VERGİ UYGULAMALARINDA BİNEK OTOMOBİLLER İLE İLGİLİ ÖZELLİKLİ KONULAR

A-Binek Otomobilin Tanımı

Öncelikle binek otomobilin tanımına bakmak gerekmekte olup, söz konusu tanım, 87.03 GTIP’da yer almaktadır. Buna göre;

Binek oto: 1+1 koltuklu, şoför ve öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit tertibat, aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer alan konfor özellikleri ve iç döşemeleri (örn. yer kaplamaları, havalandırma, iç aydınlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camları bulunan (En arkada yük bölümünün sağ ve sol taraflarında cam bulunsun bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu taşıtlar.

1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, şoför ve öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit tertibat, aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer alan konfor özellikleri ve iç döşemeleri (örn. yer kaplamaları, havalandırma, iç aydınlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camları bulunan (En arkada yük bölümünün sağ ve sol taraflarında cam bulunsun bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya tasınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu taşıtlar”

olarak tanımlanmıştır.www.ozdogrular.com

B- Binek Otomobillerde KDV Boyutu

1-Sıfır Binek Oto Alımında KDV Oranı:

Sıfır binek otomobil alımında nihai tüketici, serbest meslek kazancı, ticari kazanç, kurumlar vergisi mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın %18 KDV uygulanır.

2-İkinci El Oto Alım-Satımında KDV Oranı:

Katma Değer Vergisi Kanununun binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin,(rent a car,sürücü kursu v.b) bu araçları tesliminde %18 KDV hesaplanır. Ancak binek otomobillerin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin, kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek üzere iktisap ettikleri ve 31/12/2007 tarihi itibarıyla aktiflerinde veya envanterlerinde bulunan binek otomobillerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslime konu olması halinde bu teslimde % 1 katma değer vergisi oranı uygulanır.

Öte yandan, serbest meslek kazancı, ticari kazanç, kurumlar vergisi mükellefinin nihai tüketiciye 2.el binek oto satımında %1 KDV uygulanır. Ancak yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere, KDV'sini indirim hakkına sahip (rent a car gibi) mükelleflerin nihai tüketiciye satımında %18 KDV hesaplanır.

Diğer taraftan, ayrım gözetmeksizin mükelleflerin nihai tüketici konumundaki birisinden
araç alımında KDV hesaplanmayacağı gibi, nihai tüketicilerin diğer nihai tüketicilere araç satışlarında da KDV hesaplanmaz. Ancak, nihai tüketici gibi görünmesine karşın, araç alım satımını devamlı olarak yapanların bu kapsamdaki satışları KDV’ye tabi olup, satıcının mükellefiyet tesis ettirip %1 KDV hesaplaması gerekmektedir. www.ozdogrular.com

3-Binek Otomobile Ait Yüklenilen KDV’nin İndirimi:

Katma Değer Vergisi Kanununun 30. maddesi İndirilemeyecek Katma Değer Vergisini düzenlemiş ve binek otomobillerin alımında ödenen Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapılamayacağı bu madde ile karşımıza çıkmaktadır.

Katma Değer Vergisi’nin 30. maddesinin b bendi aşağıdaki düzenlenmeyi içermektedir;

“Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi”

Madde hükmüne göre, tamamen veya kısmen ana faaliyet konusu binek otomobillerin işletilmesine dayanan sürücü kursu, oto kiralama şirketleri vb. faaliyet konularında iştigal eden mükelleflerin dışında kalan mükelleflerin aldığı binek otomobillerin yüklendikleri Katma Değer Vergisini indirim konusu yapamayacakları tabiidir.[1]

Bu durumda, indirilemeyen bu KDV’nin ne yapılacağı sorunu karşımıza çıkmaktadır. Binek otomobilleri iktisap etmesiyle yüklenilen Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapamamaları durumunda, 23 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre hareket edilmesi gerekmektedir. www.ozdogrular.com

Söz konusu tebliğe göre; mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir.

Öte yandan, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları için indirim söz konusu olabilecektir. Örneğin; mükellef tarafından araç kiralama faaliyetinde kullanılmak üzere Ocak/2012 döneminde satın alınan araç nedeniyle ödenen KDV, bu dönemde aracın kiralanıp kiralanmadığına bakılmaksızın indirilebilecektir. Ancak, binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

C-Binek Otomobillere Ait Giderlerin Durumu

1- Binek Otomobillerin Tamir, Bakım, Yakıt Ve Benzeri Giderleri:

Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 5. bendine göre, kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin tamamı safi kazancın tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınabilmektedir. Buna göre, genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderleri bu kapsamdadır.

Ancak, kiralanan taşıtlar için ödenen kira bedeli bu kapsama girmemekte olup, kira giderlerinin GVK’nın 40/1. maddesi kapsamında, gelirin elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan gider olarak değerlendirilmesi gerekir.

Öte yandan, işletme faaliyetleri yanında özel işlerde de kullanılan binek otomobillerin giderlerinin ne kadarlık kısmının gider olarak kabul edilebileceği konusunda madde hükmünde düzenlenen bir ölçü bulunmamaktadır. Binek otomobilin bu şekilde kullanılması ve giderlerine ilişkin bir ölçüt bulunmaması halinde, GVK'nın 40. maddesinin 5. bendinin 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şeklindeki ölçü esas alınarak, otomobilin ticari işte ve şahsi işlerde ortak kullanıldığı düşünülerek giderlerinin yarısı indirilecek gider olarak dikkate alınabilir.[2]www.ozdogrular.com

GVK’nın 40/5. maddesine göre, binek otomobillere ait giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilmesi için, binek otomobilin işletmeye dahil olması veya kiralama yoluyla edinilmesi ve işte kullanılması gerekir. Dolayısıyla, işletmeye dahil olmayan veya kiralama yoluyla edinilmeyen binek otomobilleri işte kullanılsa dahi, giderlerinin safi kazancın tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınması ve bu giderlere ait KDV’nin indirilmesi mümkün değildir.

Serbest meslek mensupları, envantere dahil olan binek otomobillerinin akaryakıt, bakım, onarım ve sigorta giderlerini GVK’nın 68/10. maddesine göre gider olarak hasılattan indirebilirler. Serbest meslek mensuplarının işlerinde kullandıkları halde, envanterlerine dahil etmedikleri binek otomobillerinin giderlerini hasılatlarından indirmeleri ve bu otomobilleri amortismana tabi tutmaları mümkün değildir.

2- Binek Otomobillerde Değer Artırıcı Giderlerin Durumu:

Binek otomobillerin normal tamir, bakım ve temizleme giderleri dışında, taşıtın iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak amacıyla yapılan giderlerin, Vergi Usul Kanunu’nun 269 ve 272. maddeleri gereği, gider yazılmayıp taşıtın maliyetine eklenmesi ve amortisman yoluyla gider yazılması zorunludur. Örneğin, aracın motor aksamının yenilenmesi nedeniyle yapılan giderler, taşıtın değerini artırıcı gider olup, doğrudan gider olarak dikkate alınmaz, maliyete eklenip amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekir.

Ayrıca, KDV Kanunu’nun 30/b maddesine göre, binek otomobillere ait ve VUK’ un 272. maddesinde belirtilen nitelikte bulunan değer artırıcı giderlere ait KDV’nin de indirimi mümkün bulunmamaktadır. Zira, binek otomobillerde değer artırıcı giderlerin binek otomobilin ilk iktisabı gibi değerlendirilmesi gerekmekte olup, indirimi mümkün bulunmayan bu KDV'nin maliyete intikal ettirilmesi veya doğrudan gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

3- Binek Otomobiller İle İlgili Ödenen ÖTV ile KDV’nin Maliyet veya Gider Durumu:

213 sayılı VUK’ nun gayrimenkullerin ve gayrimenkul gibi değerlerin iktisadi kıymetlerin değerlemesiyle ilgili 270’inci maddesinin son fıkrasında özel bir değerleme hükmü daha bulunmaktadır. VUK’a göre makineler, gemiler ve taşıtlar gayrimenkul gibi değerlenir. www.ozdogrular.com

Bu hükme göre, noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile emlak alım ve özel tüketim vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. (5035 sayılı Kanunla yapılan ibare değişikliği ile 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere “taşıt alım vergileri” yerine “özel tüketim vergileri” ibaresi konulmuştur.)

5035 sayılı kanunun 48’inci maddesiyle ve 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere Taşıt Alım Vergisi yerine Özel Tüketim Vergisi getirilmiş ve VUK-270/2 maddesi kapsamında; “Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler” ifadesi yer almıştır.

Bu duruma göre; satın alınan binek otolarının alış bedelleri içerisinde yer alan ÖTV’nin maliyet bedeline dahil edilmesi veya genel yönetim giderlerine atılması yönünde mükelleflerin tercih haklarını kullanmaları yönünde kanuni bir sakınca bulunmamaktadır.

Öte yandan, serbest meslek erbabının işinde kullanılmak üzere satın aldığı binek otomobili nedeniyle ödediği KDV’yi, Kanun’un 30/b maddesine göre indirmesi mümkün değildir. İndirilemeyen bu KDV, doğrudan gider yazılabileceği gibi, maliyete de intikal ettirilebilir. Bu konudaki seçimlik hakkı, tamamen mükellefe aittir.

Maliye Bakanlığı, binek otomobillerin alımında yüklenilen ancak indirimi mümkün olmayan KDV hakkında yapılacak işlem konusundaki görüşünü Genel Tebliğ ve Özelgelerle açıklamıştır.

Maliye Bakanlığı 23 Seri no.lu KDV Genel Tebliği’nin (I) bölümünde, mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alımı sırasında ödedikleri ve kanun gereği indirimi mümkün olmayan KDV’nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceğini açıklamıştır. Aynı tebliğde, bu uygulamanın binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerli olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan, Maliye Bakanlığı’nca verilen bir özelgede [3]; “binek otomobillerine ait olup indirilemeyen KDV’nin doğrudan gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilmesinde kanunen bir sakınca olmadığı” şeklinde çeşitli idari görüşler verilmiş bulunmaktadır.

Bu duruma göre; serbest meslek erbabının aktifine alarak işinde kullandığı binek otomobilinin alışı sırasında ödediği ancak KDV kanununa göre indirim konusu yapmamış bulunduğu KDV nin gelir vergisi açısından doğrudan gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilmesinde kanunen bir sakınca bulunmamakta olup, bu konudaki seçimlik hakkı tamamen mükellefe ait olmalıdır.

4- Binek Otomobillerde Amortisman Uygulaması:

Gelir Vergisi Kanununun 40/7. maddesine, Vergi Usul Kanununa göre ayrılan amortismanların safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği hükme bağlanmıştır.

Amortismanın yıllık olarak ayrılabilmesi ilkesine karşın, bazı durumlarda bu kuraldan sapmalar olabilmektedir. Bunlardan birisi de binek otomobillerinde kıst amortisman uygulamasıdır. VUK'un 320. Maddesine göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacak, amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilecektir.

Buna göre, kıst amortisman uygulaması sadece işletmelerin aktifinde kayıtlı binek otomobilleri için geçerli olup, binek otomobilleri dışında kalan amortismana tabi diğer kıymetler için aktife alındıkları yılda tam amortisman ayrılacaktır.

Ayrıca, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya diğer şekillerde işletilmesi olan yükümlülerin bu amaçla kullandıkları binek otomobillerine de kıst amortisman uygulanamayacaktır.www.ozdogrular.com

5- Binek Otomobillere Ait MTV’ nin Gider Durumu:

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde, ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, bu kanunun I, ve IV sayılı tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan (örneğin; otomobil, motosiklet, uçak, helikopter vb.) motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, gelir ve kurumlar vergileri matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu bağlamda, sadece taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri binek otomobillere ait MTV’nin gider olarak dikkate alınması mümkün olup, bunun dışındaki binek oto MTV’leri, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.

III-SONUÇ

Binek otomobillere ait kısıtlayıcı düzenlemeler mükelleflerin bilerek veya bilmeyerek hata yapmalarına sebep olduğu görülmektedir. Mükelleflerin cezai işlemlerle karşılaşmaları adına binek otomobiller ile ilgili düzenlenmelere riayet etmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, yukarıda açıklanan hususlara dikkat edilmesi cezai işlemle karşılaşmamak adına mükelleflerin lehlerine olacaktır.

Şibli GÜNEŞ*
E-Yaklaşım







* Vergi Denetim Kurulu Grup Başkanı (Vergi Müfettişi)
[1] GÜNEŞ, Şibli, “Temel Vergi Rehberi ve Revizyon (2011)” İstanbul:Süryay Sürekli Yayınlar A.Ş.


[2] Recep BIYIK-Aydın KIRATLI,”Giderler ve İndirimler(2007)”, Ankara:Yaklaşım Yayınları, s. 336.

[3] Maliye Bakanlığı’nın 20.06.2000 tarih, 29609 sayılı Özelgesi

 

kaynak : http://www.ozdogrular.com/content/view/20904/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi