Facebook Takip edebilirsiniz

1 Aralık 2012 Cumartesi

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre İşyeri Devri, İşçi İçin Haklı Fesih Nedeni mi Oluşturacak?


Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre İşyeri Devri, İşçi İçin Haklı Fesih Nedeni mi Oluşturacak?


I- GİRİŞ


6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1), 01.07.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yeni Türk Ticaret Kanunu, çalışma hayatının tarafları olan işçi ve işverenler açısından birçok değişiklik ve yenilikleri beraberinde getirmiştir.


4857 İş Kanunu’nun(2) 6. maddesinin beşinci fıkrasında, “Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturamaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik veya teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.


Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesinde, “(1) Tam veya kısmi bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği takdirde, devir günü kadar bu sözleşmelerden doğan bütün hak ve borçlarla devralana geçer. (2) İşçi itiraz ederse, hizmet sözleşmesi kanuni işten çıkarma süresi sonunda sona erer; devralan ve içi o tarihe kadar sözleşmeyi yerine getirmekle yükümlüdür.” hükmü öngörülmüştür.


Görüldüğü üzere İş Kanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasında işyeri devrinin işçi için haklı fesih sebebi oluşturmadığı belirtilmiş iken, Türk Ticaret Kanunu’na göre tam veya kısmi bölünmelerde işçiler ile yapılan hizmet sözleşmeleri, işçinin itiraz etmemesi durumunda devralana geçebilecektir.


İşte bu yazımızın konusu TTK’nın uygulanacağı işyerlerinin devri halinde devrin işçi için haklı fesih sebebi oluşturup oluşturmayacağı olacaktır.


II- İŞYERİNİN DEVRİ VE İŞÇİNİN İTİRAZ HAKKI


İşyeri devri işyerinin tamamının ya da bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri olup; işveren değişikliğine yol açan nedenlerden biridir. İşyerinin tamamı ya da bir bölümü üzerindeki hakların, herhangi bir nedenle, iş sözleşmesinin tarafı olan işverenden başka bir işverene geçmesi ve işyerinin bu ikinci işverenin, yönetiminde faaliyetini sürdürmesi halinde işveren değişikliğinden söz edilebilir. Bu tanımdan işveren değişikliğine ilişkin, üç unsur ortaya çıkmaktadır. Bunlar asıl işverenin, işyeri üzerindeki yönetim yetkisini, başka bir işveren lehine yitirmesi dolayısıyla iş sözleşmesinin tarafı olma sıfatının ortadan kalkması, işveren değişikliğine ilişkin nedenin önemli olması ve işveren değişmesine rağmen, işyeri faaliyetlerinin varlığını korumasıdır(3).


İş Kanunu’nun 6. maddesinde işyeri devrinin esasları ve sonuçları düzenlenmiştir. İş Kanunu’nun 6. maddesinin uygulama alanı sadece cüz’i halefiyet sonucunu doğuran bir hukuki işlemin, örneğin satış veya kira akdinin sonucu olarak işyeri devri ile sınırlı değildir. Birleşme ve bölünme yanında tür değiştirme ile de işyeri devri gerçekleşir ve işçiyi koruyan İş Kanunu’nun 6. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Buna uygun olarak İş Kanunu’nun 6. maddesi ile birleşme bölünme veya tür değiştirme yolu ile işyeri devrinin sonuçları da düzenlenmektedir(4).


Diğer taraftan birleşme ve bölünme halinde işçilerin korunması konusunda Türk Ticaret Kanunu’nun 158 ve 190. maddelerinde Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesine atıf yapılmaktadır. Yapılan atıflar sayesinde Türk Ticaret Kanunu’nun 178. madde hükmü, her türlü birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin iş ilişkilerini düzenleyen temel hükmü olmaktadır(5).


İş Kanunu’nun 6. maddesi hükmünde, işyeri devrinde işçiye itiraz hakkı tanınmamış ve işyeri devrinin işçi için haklı fesih sebebi oluşturmadığı belirtilmiştir. Ayrıca devreden veya devralan işverenin ekonomik veya teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklı tutulmuştur.


Hükmün mefhumu muhalifinden hareket edecek olursak işyerinin devri söz konusu olduğunda, işçi itiraz eder ve işten ayrılır ise, bu durum işçi açısından haklı fesih nedeni olmayacaktır.


Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesinde ise açıkça, tam veya kısmi bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği takdirde, devir günü kadar bu sözleşmelerden doğan bütün hak ve borçlarla devralana geçecektir.


Burada dikkat çeken husus işçinin itiraz hakkının hizmet akdinin devrine olmasıdır. İşçi hizmet akdinin devrinden başka işyeri devrine itiraz edemeyecek itiraz etse bile devri etkilemeyecektir.


Diğer bir hususta yukarıda açıklandığı üzere Türk Ticaret Kanunu’nun 158 ve 159. maddeleri ile 178. maddeye yapılan atıflar sonucunda işyeri devirlerinin kapsamının Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanacağı işyerlerinin birleşme bölünme veya tür değiştirme yolu ile devirlerine olmasıdır.


III- TÜRK TİCARET KANUNU’NUN 178. MADDESİNİN İŞ KANUNU’NUN 6. MADDESİ KARŞISINDA ÖNCELİĞİ


Türk Ticaret Kanunu’nun uygulandığı işyerlerinin birleşme, bölünme veya tür değiştirme yoluyla devirlerinde birbiri ile çelişen iki farklı kanun hükmü yürürlülükte bulunmaktadır. Bu durumda hangi kanunun uygulanması gerektiği tartışma konusu olmuştur.


Bilindiği gibi kanunlarda birbiri ile çatışan iki hüküm bulunması halinde bunlardan hangisinin uygulanacağı yönünde, üst kanunun önceliği, yeni tarihli kanunun eskiye göre önceliği, özel kanun/genel kanun ilişkisi gibi, çeşitli ilkeler bulunmaktadır.


Kanunların çatıştığı noktada bazı durumlarda yasa koyucunun iradesine de bakılmaktadır ki yasa koyucunun iradesi karşısında Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesi İş Kanunu’nun 6. maddesi karşısında özel hükmüdür ve öncelikle uygulanacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesi ile İş Kanunu’nun 6. maddesi hükümlerinin çatıştığı noktalarda Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesi hükümleri uygulanacak, sadece Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesinde düzenlenmeyen hususlarda İş Kanunu’nun 6. maddesine başvurulacaktır(6).


Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesinin uygulama alanı dar olup sadece şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi durumlarında uygulanacak, bunların dışındaki tüm işyeri devirlerinde sözleşmesel (satış, kira gibi) işlemler ile işyeri devrinde İş Kanunu tek başına geçerliliğini koruyacaktır(7).


IV- SONUÇ


Türk Ticaret Kanunu’nun 178. maddesinin, İş Kanunu’nun 6. maddesi karşında yukarıda açıklanan sebepler dolayısıyla önceliği bulunduğundan, 01.07.2012 tarihinden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanacağı işyerlerinin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi yoluyla devri söz konusu olduğunda, işçi hizmet akdinin devrine itiraz ederse, Türk Ticaret Kanunu’nun, “işçi itiraz ederse, hizmet sözleşmesi kanuni işten çıkarma süresi sonunda sona erer.” hükmüne istinaden iş akdi, İş Kanunu’nun 17. maddesi ile düzenlenen yasal bildirim süresi sonunda yani iş akdinin devamı süresinde artan 2 ila 8 haftalık süre sonunda kanaatimizce sona erecek ve bu durumda işçi için haklı fesih nedeni oluşturabilecektir.


 


Tuncay KAYA*
Yaklaşım /


kaynak http://www.ozdogrular.com/content/view/20621/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi