Facebook Takip edebilirsiniz

31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni yıl başlamadan! / İsmail KÖKBULUT

 

Yeni yıl başlamadan!



Bir takvim yılını daha geride bırakmak üzereyiz. Yeni yılın ülke ve millet olarak hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz.



Bu yılın son yazısını, dönem sonu işlemlerinin gerçekleştirilmesi aşamasında dikkate alınması gereken bazı husus, uyarı ve hatırlatmalara ayırmak istedik.Muhasebe içi ve muhasebe dışı envanter çalışması Tacirlerce öncelikle dönem sonunda muhasebe kayıtları esas alınarak genel geçici mizan düzenlenmesi gerekir. Daha sonra ise muhasebe dışı envanter işlemleri yapılarak iktisadi kıymetlerin gerçek durumu tespit edilmeli. Örneğin; muhasebedeki bankalar hesabında 10 bin TL varken, gerçekte hesabınızda 8 bin TL bulunabilir. Muhasebe dışı envanter sonuçları ile genel geçici mizan bakiyeleri arasında farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda, (örneğin aradaki fark ortağın kredi kartı ödemesi için kullanıldıysa söz konusu tutarın ortaklar cariye kaydı) fiili durumla kaydi durumun uyumlu hale getirilmesi en doğru olanı.

Şüpheli alacak karşılığı ayırmak için acele etmek gerekiyor!

Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesine göre; ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla, dava veya icra safhasında bulunan alacaklar için karşılık ayrılması yani söz konusu alacakların gider yazılması mümkün.

Ancak bunun için söz konusu karşılığın davanın açıldığı veya icra takibine başlanıldığı yılda ayrılması gerekiyor. Örneğin, 2012 yılı içerisinde tahsili için icra takibine başladığınız bir alacağınıza karşılık ayırmak, yani söz konusu tutarı gider yazmak için bugün son gün. Yoksa hakkınızı yitiriyorsunuz.

KDV indirimi için de son gün!

İndirim müessesesi, KDV Kanunu'nun "Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinde düzenlenme altına alınmış vaziyette. Mükelleflerin yaptıkları teslimler veya ifa ettikleri hizmetler üzerinden hesaplayacakları vergiden, kendilerine yapılan teslimler veya ifa olunan hizmetlere ait vergiyi indirebilecekleri öngörülmüş durumda. Ancak indirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla kullanılabilir. Bir başka deyişle vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı içerisinde kanuni defterlere kaydedilmeyen fatura ve benzeri belgelerde yer alan KDV tutarlarının indirimi ve iade hesabına dahil edilmesi mümkün değil.

Ortaklar cari için yapılması gerekenler

Şirketle ilişkili konumda olan kişilerin (örneğin ortakların) işle ilgili olmayan şahsi ihtiyaçları için şirketten para çekmelerine çok sık rastlıyoruz. Böyle bir durumda, muhtemel bir vergi incelemesinde zor durumda kalmamak için, söz konusu verilen borçlara emsal faiz oranı üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesi ve KDV hesaplanması gerekmekte. Bu konuda hem idare hem de yargı aynı görüşte. Risk almamak gerekiyor.

Amortisman ayırırken dikkat!

İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan kıymetler için amortisman ayrılması mümkün. Ancak idare, son dönemde verilen bazı yargı kararları aksi istikamette de olsa, amortisman ayrılacak kıymetlerin kullanıma hazır halde olması gerektiğini düşünüyor. Buna göre yılın son günlerinde satın aldığınız; ancak montaj, tescil gibi nedenlerle kullanıma hazır hale getiremediğiniz kıymetler için amortisman ayırmanız bir nebze riskli.

Vadesi izleyen yıla sarkan kredi ve mevduatların durumu

Mevduat ya da kredi sözleşmesi ile düzenlenmiş borç ve alacakların yıl sonuna kadar işleyen faizleri ile birlikte dikkate alınması gerekiyor. Örneğin; 1 Aralık tarihinde 1 yıl vadeli olarak mevduat hesabına para yatıran bir işletmenin, her ne kadar vade 2013 yılında dolacak olsa da 2012 yılına isabet eden bir aylık faiz tutarını bu yılın kurum kazancının tespitinde dikkate almalı. Aynı şey krediler için de geçerli. Yani faizin tahsil edilmemesi veya kredinin taksitinin henüz ödenmemesinin bir önemi bulunmamakta.

Götürü gider mutlaka defterlere kaydedilmeli!

İhracat gerçekleştiren mükelleflerin; belgelendirebildikleri giderlerine ek olarak, döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla, belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olmak üzere, götürü olarak hesapladıkları bazı giderleri de dönem kazançlarından indirim konusu yapmaları mümkün.
Bazı mükellefler söz konusu götürü giderlerini yasal defterlere hiç kaydetmeksizin doğrudan beyanname üzerinden indiriyor. Ancak idare bunu kabul etmiyor ve mutlaka muhasebe kayıtlarının yapılmış olmasını arıyor. Bu nedenle ihtilaf yaşamamak için, götürü giderlere ilişkin yevmiye kayıtlarının yapılmasının atlanmaması gerekmekte.



İsmail KÖKBULUT


 
http://ekonomi.bugun.com.tr/yeni-yil-baslamadan-yazisi-217385

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi