Facebook Takip edebilirsiniz

7 Ağustos 2014 Perşembe

Aksesuarların ÖTV matrahına dahil edilip edilmeyeceği.

BaşlıkAksesuarların ÖTV matrahına dahil edilip edilmeyeceği.
Tarih20/12/2013
Sayı84974990-135[11-2013/2]-1331
Kapsam
 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

84974990-135[11-2013/2]-1331

20/12/2013

Konu

:

Aksesuarların ÖTV matrahına dahil edilip edilmeyeceği.
 

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve dilekçenizin incelenmesinden, motorlu araç ticareti yapmak suretiyle ÖTV mükellefiyeti bulunan firmanız tarafından ilk iktisap kapsamında teslim edilecek araçlarla ilgili olarak, araçlarla birlikte veya araçların tescil ve tesliminden sonra araçların teknik donanım belgesinde görünmeyen, bayii tarafından ayrıca satılmak üzere satın alınmış ve aracın ayrılmaz parçası haline gelmeyen paspas, ecza çantası, yangın söndürme tüpü, oto alarmı, park sensörü, kartel muhafaza gibi malların teslim edildiği, oto kuaförü ve trafik siciline tescil gibi hizmetlerin sunulduğundan bahisle bu mal ve hizmetlere ilişkin bedellerin aracın ÖTV matrahına dahil olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

            Bilindiği üzere, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (1/1-b) maddesinde, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi olduğu; Kanunun (4/1-b) maddesinde ise verginin mükellefinin, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar için motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu hükme bağlanmıştır.

            Aynı Kanunun (11/3) maddesinde, (II) sayılı listedeki mallar için verginin matrahının, bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül ettiği hüküm altına alınmış olup, söz konusu madde hükmü ile ilgili olarak 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin (10.) bölümünde, ÖTV matrahına esas alınacak olan KDV matrahının tespitinde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20 ila 27 nci maddeleri hükümleri ile bu hükümlere ilişkin Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamaların dikkate alınacağının tabii olduğu belirtilmiştir.

            Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20 nci maddesinde KDV matrahının, teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin; malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan ya da bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği; 24 üncü maddesinde ise teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hükme bağlanmıştır.

            Ayrıca, 23/6/2006 tarihli ve ÖTV-2/2006-1 sayılı Özel Tüketim Vergisi Sirkülerinde, teslim edilen araç karşılığında her ne nam adı altında olursa olsun müşteriden alınan bedellerin, teslim edilen araç için hesaplanacak ÖTV matrahına dahil edilmesi gerektiği, ancak müşterinin vekalet vermek suretiyle satıcı firmaya yaptırdığı trafik kayıt ve tescil işlemleri ile plaka çıkartılmasına ilişkin hizmetlerin ÖTV'nin konusuna girmediği ve bu hizmete ilişkin bedelin müşteriye yansıtılmasında ÖTV uygulanmaması gerektiği, mükelleflerin söz konusu hizmet bedeli için rayicine göre yüksek bedel göstermek suretiyle araç bedelini, dolayısıyla ÖTV matrahını azaltması halinde, bu işlemlerin muvazaa olarak değerlendirileceği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca işlem yapılacağının tabii olduğu belirtilmiştir.

            Buna göre, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, araç teslimine ilişkin matrahın, teslim edilen araç karşılığında her ne nam adı altında olursa olsun müşteriden alınan bedellerin (alıcının vekalet vermek suretiyle firmanıza yaptırdığı trafik kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin hizmet bedelleri hariç) toplamından oluşması gerekmektedir.  Alıcının vekalet vermek suretiyle firmanıza yaptırdığı trafik kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin hizmet bedellerinin rayicine göre yüksek bedel gösterilmek veya başka suretlerle araç bedelinin, dolayısıyla ÖTV matrahının azaltılmasını sağlayacak doğrultuda işlem tesis edilmesi halinde, bu durumun Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında muvazaa olarak değerlendirileceği tabiidir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 
 

 

 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi