Facebook Takip edebilirsiniz

12 Kasım 2014 Çarşamba

Dikkat! Her Taahhüt Damga Vergisine Tabi Değil!

 Dikkat! Her Taahhüt Damga Vergisine Tabi Değil!
Taahhütname Nedir? 
 
"Taahhüt" kelimesi "bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme" anlamındadır 1. Diğer taraftan, "taahhütname" ise "kişinin kendi ad ve hesabına, bir gerçek kişi veya tüzel kişiye karşı, sözleşmeli ya da sözleşmesiz olarak, bir işin yapılmasını veya bir şeyin teslimini üstlendiğini gösterir belge" olarak tanımlanır.2
 
Taahhütnameler ve Damga Vergisi Uygulaması
 
Damga Vergisi Kanunu'na ekli (I) Sayılı Tablo'da belirtilen kâğıtlar damga vergisine tabidir. Bu amaçla hangi kâğıdın damga vergisine tabi olacağı Damga Vergisi Kanunu'nda belirtilen kâğıdın niteliğine bağlanmıştır. Buna göre, Damga Vergisi Kanunu'na ekli (I) Sayılı Tablo'nun "I. Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı içeren, taahhütnamelerin damga vergisine tabi olduğu açıktır. 2014 yılı itibarıyla belli para içeren "taahhütnamelerin" damga vergisi oranı binde 9,48 olarak belirlenmiştir. Ancak 2014 yılında her bir kâğıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır 1.545.852,40 Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
 
Beyan ve Taahhütname Ayrımı 
 
"Beyan" veya "beyanname" ise "bir makama veya kamuoyuna yapılan açıklama belgesi" olarak tanımlanmıştır.3   Bu kapsamda farklı kanunlar, yönetmelikler ve tebliğler ile ilgililerden beyannameler talep edilmektedir. Örneğin; Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile ilgili olarak yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Genel Tebliğleri ekinde yer alan taahhütnameler buna örnek verilmiştir. Gelir İdaresi bu tebliğlerle kamu kurumlarına verilen "Talep ve Taahhütnameler" için damga vergisi ödenmesi gerektiği görüşündedir.
 
Bu ve benzer taahhütnameler finans sektöründe banka hisse devirlerinde, sigorta acenteleri yönetmeliğinde acentelerin mesleki faaliyetlerinden dolayı sigortalılarına verebilecekleri zararlara karşı mesleki sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu ile ilgili alt limit uygulamasında olduğu gibi karşımıza çıkmaktadır.
 
Gelir İdaresi Başkanlığı bu tür beyanları "taahhütname" olarak değerlendirmekte ve bu beyanlarda yer alan veya ilgili mevzuatlarda yer alan belli para atıfları üzerinden nispi damga vergisi ödenmesi gerektiği görüşünü belirtmektedir.
 
Ancak her "beyan" bir taahhüt değildir. Adı üstünde "beyan" bir açıklama olup, beyanname olarak değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla damga vergisine tabi olmamalıdır. Vergilemede de bu esas benimsenmelidir.
 
Yargının Görüşü Nedir?
 
Vergi Mahkemeleri ve Danıştay Daireleri tarafından verilmiş ve aşağıda örneklerine yer verdiğimiz çok sayıda emsal karar bu husus ile ilgilidir. Konu ile ilgili olarak yargıya intikal eden dava örneklerinde, söz konusu beyanların "taahhüt" içermediğine karar verilmiştir. Karar özetlerini paylaşalım;
 
- İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 30 Temmuz 2009 tarihli karar özeti: 
 
"(…) 
Bu itibarla her ne kadar içerisinde "taahhüt" kelimesi geçse de söz konusu belgenin bir taahhütname olmadığı yukarıda aktarılan şekilde "beyan" niteliğinde olan ve ancak bir beyanname olarak değerlendirilmesi gereken bir belge olduğu, ancak bu beyannamenin Damga Vergisi Kanunu'nun sayma usulü ile vergiye bağladığı beyannamelerden hiçbirine girmediği açık olup, bundan dolayı da damga vergisine tabi olmadığı sonucuna ulaşılan belge için yapılan dava konusu cezalı damga vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık görülmemiştir…"
 
- İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 03 Kasım 2008 tarihli karar özeti:
 
"(…) 
Bu durumda davacı tarafından düzenlenmiş "Özel tüketim vergisi talep ve taahhütnamesi" ile yakıt alımının taahhüt edilmediği, sadece yıllık olarak talep edilen azami yakıt miktarının litre cinsinden ne kadar olacağının belirtildiği, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirtilen esaslara uyulmaması halinde doğacak vergi ve cezaların ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiği ayrıca taahhütnamenin belli bir parayı ihtiva etmediği anlaşıldığından davacı adına tarh edilen vergi zıyaı cezal​ı damga vergisinde yasal isabet bulunmamaktadır."
 
- İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin 19 Kasım 2012 tarihli karar özeti: 
 
"(...)
Bu durumda uyuşmazlık konusu kağıtta, Kararname ve Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun hareket edileceğinin beyan edilmiş olması mevzuatın tayin ettiği usullerin hatırlatılmasını ifade etmekte, taahhüdü içermemektedir. Zira kağıtta belirtilen usullere uyulmaması halinde, Vergi Usul Kanunu ve Amme Alacakları Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre İdarece tesis edilecek işlemler, bu işlemlerin yapılmasının önceden ilgililerce taahhüt edilmesine bağlı değildir. Dolayısıyla, davacı tarafından yapılan bildirimin, ispat ve belli etme gücünün varlığından söz edilemeyeceğinden ve ortada Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesi anlamında vergiye tabi bir kağıdın bulunmadığı anlaşıldığından 213 sayılı Yasanın 30/1 inci maddesi uyarınca takdire sevk nedeni bulunmayan işbu ihtilafla, davacı kurum adına yakıt talep formu ve taahhütnamesine ilişkin damga vergisi beyannamesinin verilmediğinden söz edilerek takdir komisyonu kararları uyarınca resen salınan vergi ziyaı cezalı damga vergisinde yasal isabet bulunmamaktadır."  
 
- ​Danıştay'ın yasal yükümlülük gereği verilen taahhütnamelerde damga vergisi aranılmayacağına ilişkin yukarıda yer verilen mahkeme kararları ile aynı doğrultuda emsal kararları bulunmaktadır.
 
  • Danıştay 7. Daire'si tarafından verilen 30.12.1992 tarihli kararı,
  • ​Danıştay 9. Daire'si tarafından verilen 20.5.1996 tarihli kararı,
  • Danıştay 7. Daire'si tarafından verilen 03.12.1998 tarihli kararı,
  • Danıştay 9. Daire'si tarafından verilen 30.5.2013 tarihli kararı,
  • Danıştay 9. Daire'si tarafından verilen 28.3.2013 tarihli kararı.
 
Beyan Niteliğindeki Kâğıtlar Damga Vergisine Tabi Olmamalı! 
 
Yukarıda belirtilen gerekçe ve kararlara bakıldığında; söz konusu "taahhüdün" yürürlükteki yasa, yönetmelik ve genelgelerle düzenlenmiş olan hukuki ve fiili durumların teyidi durumunda olmasını ve mevzuatın öngördüğü usullerin hatırlatılmasını ifade etmektedirler. Bu nedenle, "beyan" niteliğindeki bu kâğıtların "damga vergisine" tabi kâğıt niteliği taşımaması nedeniyle "nisbi" damga vergisine tabi tutulamayacağı yönünde kararlar verilmiştir.
 
Sonuç olarak; benzeri nitelikteki kâğıtların "nisbi" damga vergisine tabi tutulmasının Damga Vergisi Kanunu'na uygun olmadığı kanaatindeyiz. Bu nedenle söz konusu kâğıtlar ile ilgili olarak salınan vergiler ve kesilen cezaların yargıya taşınmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.
 
Konunun teknik detayı ile ilgili sorularınız olması halinde bizimle bağlantı kurabilirsiniz.
 
Saygılarımla,
 
 
 
1Türk Dil Kurumu, http://www.tdk.gov.tr
​2http://www.sozluk.adalet.gov.tr/
3http://www.sozluk.adalet.gov.tr/
 
Abdulkadir  Kahraman
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi